31.03.2015 T.B.M.M. Candaroğulları Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hakkında Genel Kurul Konuşması

Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; 706 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 3'üncü maddesi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubunun görüşlerini arz etmek üzere söz aldım. Bu vesileyle yüce heyetinizi hem şahsım hem de grubum adına saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, 3'üncü madde Alanya'da Alaaddin Keykubat Üniversitesinin kurulmasını öngörmektedir. Hemen peşinen ifade edelim ki, gerek bu üniversiteyi gerek İskenderun'da gerekse Bandırma'da kurulan üniversiteleri yürekten destekliyoruz. Emeği geçen arkadaşlara teşekkür ediyoruz. Akademi dünyamıza ve ülkemizin kalkınmasına inşallah hayırlı hizmetlerde bulunur diye de temennilerimizi Genel Kurulla paylaşmak istiyoruz.

Benim daha çok Genel Kurulumuzla paylaşmak istediğim konu daha önce vermiş olduğum bir kanun teklifine ilişkindir. Kanun teklifimiz Kastamonu Candaroğulları Sağlık Bilimleri Üniversitesi kurulmasına ilişkindir. Maalesef Millî Eğitim Komisyonunda bu kanun teklifleri görüşülürken vermiş olduğumuz kanun teklifi gündeme alınmamıştır. Bu sebeple, huzurunuza, İç Tüzük'ün vermiş olduğu imkândan yararlanarak yeni bir madde ihdasını öngören bir önergemiz 4'üncü maddeden sonra yüce Genel Kurulun takdirlerine sunulacaktır.

Değerli arkadaşlarım, denilebilir ki sağlık bilimleri üniversitesi maliyeti yüksek bir üniversitedir. Sosyal bilimler gibi nispeten düşük maliyetli değildir, doğrudur. Bunun bilinciyle konuşuyorum ve Kastamonu'da bir sağlık bilimleri üniversitesinin kurulma ihtimalinin de yüksek olduğunu size birazdan arz etmeye çalışacağım. Niçin böyle diyorum?

Değerli arkadaşlarım, büyük bir tesadüf, bundan tam sekiz yıl önce 2007 yılında Kastamonu'da Bakanlar Kurulu kararıyla Hacettepe Üniversitesine bağlı bir tıp fakültesi kurulmuştur. Sekiz yıldır Kastamonu'da işleyen, öğrencileri mezun olan bir tıp fakültesi söz konusudur. Fiziki şartları itibarıyla da elverişli bir durumdadır. Örneğin, Araştırma ve Uygulama Hastanesi inşaatının yüzde 90'ı tamamlanmıştır, ek hastane binası inşaatının yüzde 90'ı yine ikmal edilmiştir. Temel bilimlerle ilgili bina ve fiziki şartlar hazırlanmaktadır. Kadro kanunu çıkartılmış, 860 kadro ihdas edilmiştir. Dolayısıyla bir sağlık bilimleri üniversitesinin lokomotifi olacak tıp fakültesi şu anda fiziki şartları itibarıyla, kampüsüyle, kadrosuyla, yerleşkesiyle hazırdır. Sadece yüce Genel Kuruldan ve sizlerden talebimiz, bu tıp fakültesi yanına diş hekimliği, eczacılık, sağlık bilimleri, hemşirelik fakültesi ve sağlık hizmetleri meslek yüksekokulunu eklemekten ibarettir.

Bu kurulacak sağlık bilimleri üniversitesi sadece Kastamonu'ya değil, Batı Karadeniz havzasına da hitap edecek bir üniversite olacaktır. Her kürsüye çıktığımda Batı Karadeniz bölgesinin, Batı Karadeniz havzasının sosyoekonomik yönden çöküşünü size anlatmaya çalışıyorum. Şu anda bu bölge emeklisinin çalışanından çok olduğu, köylerinin boşaldığı, hâlâ -başta İstanbul olmak üzere- göçün, iç göçün devam ettiği ve maalesef sektör değişikliğine gidemediğimiz bir bölge. Zonguldak hâlâ kömür madenine bağlı, Karabük hâlâ Demir Çeliğe bağlı, Sinop'ta radar kapanmış, özelleştirmeler yapılmış, Kastamonu'da SEKA fabrikası özelleştirilmiş, dolayısıyla istihdam konusunda son derece fakir. Tabii, çok küçük arazilere sahip; yeterince tarım yok, hayvancılık yok ve diğer sektörlerde gelişme olmadığı için iş, aş, ekmek için maalesef bu bölgenin insanları büyükşehirlere göç etmektedirler.

Aynı şekilde, sağlık açısından da bölgenin bir erozyona tabi olduğunu görüyoruz. Şu anda, mesela, benim memleketim Kastamonu'da hâlâ anjiyo yapılmamakta. Anjiyo için Kastamonulular Ankara'ya, İstanbul'a gitmekte; kalp ve damar hastalıkları, kanser gibi hastalıklar için de büyük metropollere gitmek zorundalar.

"Yaşlı bir nüfus var." dedim. Takdir edersiniz, geriatri, Türk toplumu için çok önem kazanıyor, toplum olarak buna hazır olmak zorundayız huzurevleriyle, diğer rehabilitasyon merkezleriyle. Bu anlamda da, Kastamonu'da kurulacak bir tıp fakültesinin bu yaşlılık problemi için önemli faydalar sağlayacağını ifade etmek istiyorum.     

Bütün bunları topladığımızda kurulacak olan tıp fakültesi Karabük'teki tıp fakültesine, Zonguldak Karaelmastaki tıp fakültesine insan kaynakları bakımından destek olacak ve aynı zamanda demin ifade etmeye çalıştığım sosyoekonomik çöküşe bir can suyu olacaktır. Arkadaşlarım var burada, biliyorlar. Yani, şu anda, Türkiye'nin geri kalmış en yoksul bölgeleri Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu ve Batı Karadeniz bölgeleridir. Bölge için belirlenmiş olan yoksulluk sınırının altında yaşayan vatandaş sayımızın oranı yüzde 13,8'dir yani yüzde 14'ü yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır ama bu bölgenin insanları devletimize zeval gelmesin, devletimiz ebet müddet yaşasın diye hiçbir zaman seslerini yükseltmemişler, hâllerine razı olmuşlar ve tevekkül içinde yaşamlarını devam ettiriyorlar. Ama artık bıçak kemiğe dayanmıştır. Bu bölgenin, vatandaşların ıstırabını Meclis olarak duymaz zorundayız.

İfade ettiğim gibi, kurulmasını talep ettiğimiz sağlık bilimleri üniversitesi de bir hayal değil. Dediğim gibi, bir tıp fakültesi var, fiziki şartları var ve bunlarla birlikte diğer fakültelerle güzel bir üniversite olacağına inanıyoruz. Kaldı ki, biz, 2007 yılında tıp fakültesini kurarken Hacettepe Tıp Fakültesine bağlı olarak kurduk. Yine, inşallah, Genel Kurulumuz bize yardımcı olursa ve burada Komisyon çoğunluğu teşkil ederse Hacettepe Üniversitesinin himayesi bu sağlık bilimleri üniversitesi tam kuruluncaya kadar devam edecek. Zaten bu işin gerçeği bu, Türkiye'deki büyük üniversiteler yeni kurulan bu sağlık bilimleri üniversitelerine, teknik üniversitelere himaye sağlamadığı sürece bu üniversitelerin tek başına ayakla kalması mümkün değil. Biz, bunu Hacettepe'den isterken Hacettepe'nin ödeneklerine göz dikmiş değiliz. Hep, burada, bütün siyasi arkadaşlarımızla birlikte Kastamonu Sağlık Bilimleri Üniversitesinin ödeneklerini ayrı ayrı çıkaracağız, hatta Hacettepe Üniversitesinin şu anda içinde bulunduğu mali zorluğa da yardımcı olacağız. Bunu da ifade ettim.  

Önergemi Sayın Bakanla -burada yok- paylaştım, Komisyon Bakanımızla paylaştım, grup başkan vekilimizle paylaştım ama açıkçası, olumlu bir cevap alamadım ancak bunun tersine, bu ezberi sizin yüksek iradeniz, Batı Karadeniz bölgesine olan hoşgörünüz ve sevginiz değiştirecek diyor, biraz sonra görüşülecek olan önerge konusunda hepinizden desteklerinizi rica ediyor, hepinize saygılar sunuyorum.