17.03.2015 Candaroğulları Sağlık Bilimleri Üniversitesi Konuşması

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 688 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 4'üncü maddesine ilişkin vermiş olduğumuz önerge üzerinde söz aldım. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, 4'üncü madde Sağlık Bakanlığı bütçesinden Yeşilay Vakfına ödenek aktarılmasına ilişkindir. Bu tamamen hem anayasal hem de meri mevzuatımız açısından son derece aykırılıklar taşıyan bir hükümdür, 5018 sayılı Yasa'nın da denetim imkânını tamamen ortadan kaldırmaktadır. Arkadaşlarımız komisyonda ve Genel Kurulda bunu uzun uzun izah ettiler. Önergemiz bu ilgili maddenin kanun metninden çıkartılmasına ilişkindir.

Genel Kurula esas arz etmek istediğim husus, 5'inci maddeden sonra gelmek üzere yeni bir madde ihdasına ilişkin önergemiz hakkında yüce Genel Kurulu bilgilendirmektir. Değerli milletvekilleri, bu önergemiz Kastamonu'da Candaroğulları Sağlık Bilimleri Üniversitesi kurulmasına ilişkin yeni bir madde ihdasını öngörmektedir. Şimdi, bu üniversite mevzu, lafı olunca belki bir gülümseme, bir tebessüm söz konusu olabilir ama istirhamım şudur ki: Bu önergenin içi boş değildir, hatta bu kanun teklifinde bulunan üniversite teklifinden fiziki şartları itibarıyla ve yasal yapısı itibarıyla daha ileri bir önergedir. Niçin böyledir? Kastamonu'da 2007 yılında Hacettepe Üniversitesine bağlı bir tıp fakültesi kurulmuştur ve bu fakültenin öğrencileri mezun olmuşlardır, 235 dönüm arazisi söz konusudur, kadro söz konusudur, poliklinik binaları tamamlanmak üzeredir, eğitim ve araştırma hastanesi de bitmek üzeredir. Bu tıp fakültesi yanına diş hekimliği fakültesi, eczacılık fakültesi, hemşirelik fakültesi, sağlık bilimleri fakültesi, sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu ve sağlık bilimleri enstitüsünden oluşan bölümleri de ilave etmek istiyoruz.

Tabii, Kastamonu, sağlık ihtiyaçları açsısından önem arz etmektedir. Kastamonu ilinde maalesef anjiyo yapılmamaktadır. Ağır risk taşıyan hastalıkların teşhisi ve tedavisi konusunda da Batı Karadeniz bölgesindeki insanlarımız büyükşehirlere gitmek durumunda kalıyorlar, bu açıdan bir önem arz etmektedir.

Değerli milletvekilleri, Sayın Başkanım; ikincisi, Batı Karadeniz'de sadece Kastamonu değil; Sinop, Bartın, Karabük, Zonguldak, bir sosyoekonomik çöküntü içerisindedir. Köylerde artık çocuk sesleri duyulmaz olmuştur. Türkiye'de emeklisi çalışanından daha çok bir kenttir, emekli paralarıyla ekonomisi dönen illerdir Batı Karadeniz illeri. Bunun için de cumhuriyetin kuruluşunda önemli roller üstlenmiş bu bölgeye bu Meclisimizin son döneminde hak ettiği bu hizmeti yüce Meclisimizin uygun görmesini bütün gruplarımızdan ve teker teker değerli milletvekillerimizden istirham ediyorum.

Gerçekten, bu bölgeye devletimizin daha yakın ilgi göstermesi lazım. Hâlâ göç olgusu devam etmekte, İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin büyük kentlerine Batı Karadeniz bölgesi illerinden göç devam etmekte ve bu, bu bölgelerdeki sosyoekonomik geriliği de beraberinde getirmektedir.

5'inci maddeden sonra bu önergemiz söz konusu olacak ama muhtemelen önergede konuşma imkânım olmayacağı için bu 4'üncü maddede görüşlerimi yüce Genel Kurula arz ettim.

Bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.